Hazır Olma İllüzyonu
Zaman Beklemez, İnsan Bekler Bir şey yapmak isteyip de yapmadığım anları düşünüyorum. Garip bir bekleme hali var insanda. Sanki içimizdeki kilidi açacak küçücük bir anahtar, kendiliğinden dönecek.Sanki içindeki bütün parçalar aynı anda yerine oturacak.Sanki o gün geldiğinde, ne yapması gerektiğini hiç zorlanmadan bilecek. Ama çoğu zaman öyle olmuyor. Zaman, kapıyı çalıp “artık hazırsın” demiyor.Hazır hissetmeden…
Yolun Sesi, Varışın Sessizliği
Bir şeyi elde etmeden önce mi daha çok hissederiz, yoksa elde ettikten sonra mı?Hayat boyunca bu soruyla defalarca karşılaşırız. Bir motosiklet düşünelim. Aylarca hakkında okuduğun, videolarını izlediğin, özelliklerini araştırdığın bir motosiklet. Hayalini kurduğun o makine. Hangisi daha yoğun bir heyecan yaratır? Onu düşündüğün günler mi, yoksa garajda anahtarını ilk kez eline aldığın an mı? Garip…
Eşikteki Karar
Kendinden Başlayan Büyük Firar Yola çıkmadan önce durulan o tekinsiz bir yer vardır; ne tam içeridesindir ne de tam dışarıda. Ayakkabılar ayağındadır ama adım henüz atılmamıştır. İşte orası eşiktir. İnsan her sabah aynanın karşısına geçtiğinde aslında bu gizli yol ayrımına gelir:Ya evin o tanıdık, biraz rutubetli ama güvenli kokusuna teslim olurya da eşiğin ötesindeki rüzgârı…
Emir Kipleriyle Yaşamak
Modern hayat bazen bir yolculuk gibi değil de,bitmek bilmeyen bir yapılacaklar listesi gibi hissettiriyor. Her yerden sürekli cümleler geliyor.Bağırmıyorlar belki amahep oradalar. “Kendini sev.”“Anı yaşa.”“Konfor alanından çık.”“Üretken ol.”“Potansiyelini gerçekleştir.” Bu cümleler her zaman kötü niyetli değildir.Hatta çoğu, tek başına bakıldığında anlamlı. Ama aynı dilde geldiklerinde,aynı kipte söylendiklerindeinsanın üstünde bir ağırlığa dönüşüyorlar. “Kendini sev” deniyor mesela.…
Gizemin Gücü – II
Hayallerin Sessizliği İnsan hayal kurar. Hayal, insanın yeryüzündeki tek sığınağı değildir; ama yürüyebilmesi için baktığı yönlerden biridir. Zorlukların içinde ferahlığı, kışın ayazında baharın güneşini görebilme şevkidir. Yerinde saymaya razı olmamaktır. “Şartların bu” diyen dünyaya, “Daha iyisini yapabilirim, daha ileriye gidebilirim” diyerek gayret kuşanmaktır. Hayal kurmak, kaderle kavga etmek değildir. Kaderin içine hapsolmak yerine, o kaderin…
Artık Görünmeyen Yeşil
Dünya, çoğu zaman kabullenilmiş alışkanlıkların ve dayatılmış tatların bir toplamından ibaret. İnsanların büyük bir iştahla yöneldiği o kalabalık sofralarda, herkesin payına düşeni sorgusuzca kabul ettiği bir düzende; bazı anlar vardır ki, tek bir duruşun tüm o gürültüyü susturduğuna şahitlik edilir. O anları özlemek, aslında birini özlemekten çok daha derindir; bu, hayata karşı gösterilen rafine bir…
Zihnini Yalnız Bırak
Kolay Olan Neden Bu Kadar Yorar? Bazen hiçbir şey yapmadığın hâlde yorgun hissedersin.Gün doludur ama içi boştur.Saatler geçmiştir ama bir şey olmuş gibi değildir. İnsan bunu çoğu zaman kendine yükler.“Dağınığım” der.“İsteksizim” der.Sorun tembellik değildir.Sorun, zihninin sürekli kolay olana çekilmesidir. İnsan beyni zorla değil, ekonomiyle çalışır.Az çabayla gelen her şey ona cazip görünür.Belirsiz olan, emek isteyen,…
Gizemin Gücü – I
Kendi Ülkenin Sınırları İnsan, dertlerini bir yük gibi görür.Ve bu yükü,ilk bulduğu omuza bırakmak ister. Sadece duyulmak,sadece anlaşılmak için. Bu çok insani bir ihtiyaçtır.Ama her omuz,o yükü taşıyacak kadar sağlam değildir. Çünkü çoğu zaman iyileşmek için anlatırız,karşısındaki ise anlamak için değil,analiz etmek için dinler. İnsan hayatı,sınırları olan bir ülkedir. Derdini anlattığın her an,o sınırdan içeri…
Yola Çıkabildiğim Gün
Yola Çıkabildiğim Gün Bazı hayaller vardır, insan onları bir yere gitmek için değil,bir hâle ulaşmak için kurar. Bu yolculuk uzun süredir aklımdaydı.Aylarca planladım.Takvimde yerini biliyordum.Geriye doğru saydığım günler oldu. Herkesin yaşadığı türden bir hayaldi bu aslında.“Bir gün” diye başlayanlardan.Motorunu hazırladığın, çantayı kaç kere açıp kapattığını unuttuğun,yola çıkmadan önce zihninde defalarca sürdüğün türden. Ama bu hayal,…
Bugün Hâlâ Senin
Henüz Başlanmamış Şeyler Her sabah, bir şans daha doğar.Kuşlar dün ötmeyi ertelemedikleri için şarkı söyler.Güneş, dün batmayı ertelemediği için yeniden doğar. Peki ya sen?Senin şarkıların nerede kaldı?Senin güneşin, hangi erteleme bulutunun ardında bekliyor? Hayaller…Onlar içimizdeki en canlı fısıltılardır.Yapmak istediklerin, olmak istediklerin, denemek istediklerin…Bir tohum gibi taşırız onları.Su isterler, ışık isterler, ilgi isterler.Ama en çok da…
Can Yakmayan Kayıplar
Bir şeylerin bozulduğunu fark ettiğimde ortada büyük bir kırılma yoktu.Ne bir an,ne bir cümle,ne de geri dönülmez bir eşik. Daha çok şuna benziyordu:Uzun süredir açılmayan bir pencere gibi.Kırık değil.Ama içerisi yavaş yavaş havasız. Başta küçük şeylerdi.Görmezden gelinen bir rahatsızlık.Ertelenen bir duraksama.“Şimdi değil” denilen bir his.Hepsi makuldü.Hepsi idare edilebilirdi. Zaten mesele de burada başladı. İdare edilebilen…
Sonsuz Kütüphane — III
Sonlu Bir Ömrün Rafları Sonsuz Kütüphane.Adında bile bir kandırmaca var.Sanki zaman da sonsuzmuş gibi. Sanki o raflarda gezinmeye, her bir kitabın kapağını okumaya, her bir ihtimalin kokusunu almaya, sonsuz ömrün varmış gibi. Oysa senin ömrün, o kütüphanedeki en ince kitap. Her bir sayfasında, geri dönülemez bir akış var. Her geçen saniye, bir raftan diğerine attığın…
Sonsuz Kütüphane — II
Sandalyeye Oturmak Sonsuz kütüphane artık cebimizde.Avucumuzun içinde titriyor.Eskiden raflar arasında yürürdük,şimdi başparmağımızla dünyaları kaydırıyoruz. Bir akşam vakti, ekranın ışığında duruyorsun.Önünde binlerce film, on binlerce hikâye.Her biri sessizce “beni seç” diyor.Fragmanlara bakıyorsun, özetleri okuyorsun,listeler yapıyorsun. Zaman geçiyor.Henüz hiçbir hikâye başlamadı. Çünkü birini açmak,diğer binlercesine kapıyı kapatmak demek.Oysa rafın önünde durmak,hâlâ her şeye sahipmişsin hissi veriyor. Sonunda…
Sonsuz Kütüphane — I
Sonsuz Kütüphane — I Rafın Önünde Kalmak Sonsuz bir kütüphane hayal edelim.Sonu olmayan raflar,sayısı bilinmeyen kitaplar,her biri başka bir hayata açılıyor. Her rafta başka bir ihtimal var.Başka bir yol,başka bir “olabilirdi”. İnsan burada acele etmiyor.Koşmuyor.Paniklemiyor.Çünkü henüz seçmek zorunda değil. Bir kitabı açıyorsun.İlk sayfayı okuyorsun.Henüz içine girmeden,başka bir kitabın varlığını hissediyorsun.Biraz daha bakıyorsun ama gözün diğer…
Hangisi Daha Heyecan Verici: İstemek mi, Sahip Olmak mı?
Bir süredir yeni bir motor alma fikri kafamda dönüyor.Almak derken, daha çok bakmak.Araştırmak.Videolar izlemek.Yorum okumak.Kendimi çoktan onun üzerinden hayal etmeye başlamıştım bile. Garip olan şu:Henüz ortada alınmış bir şey yok ama keyfi şimdiden var. Bu hâli daha önce de yaşamıştım.Şu anki motorumu almadan önce.O zamanlar da aynı cümleler dönüyordu kafamda:“Buna alışabilir miyim?”“Büyük gelir mi?”“Bakımlarını karşılayabilir…
Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.