Varılan yer değil, yaşanılan hâl.
Bu bir “hakkımda” yazısı değil.
Bu bir başlangıç da değil.
Çünkü burası benim değil.
Burası, yolda birikenlerin sessizce bırakıldığı yer.
Bir şey anlatmak için yazmıyorum.
Bir şeyi kanıtlamak için hiç yazmıyorum.
Zaten bu satırlar da bir başlangıç değil.
- Burada tek bir konu yok.
- Bazen herkesten bir alıntı olacak.
- Bazen bir akvaryum.
- Bazen bir motor.
- Bazen bir yol.
- Bazen aile.
- Bazen de yalnızca susmak isteği.
Ama hepsi aynı yerden çıkıyor:
İnsanın, yaşarken kendinden artan hâllerinden.
Bu bir rehber değil.
Bir öğreti hiç değil.
Okuyana bir şey öğretmek gibi bir iddiam yok.
Yalnızca, bende birikenleri olduğu gibi bırakıyorum.
Ücretsiz.
Çünkü bazı şeyler satıldığında anlamını kaybeder.
Ve çünkü her yol, bir yerde paylaşılmak ister.
Burada kalmak zorunda değilsin.
Ama kalırsan, acelem yok.
Buraya yazılanlar bitmiş düşünceler değil.
Yolda yakalanmış cümleler.
Bazen eksik, bazen çelişkili, bazen fazla kişisel.
Çünkü insan da öyledir.
Netleşmez; ilerledikçe şekil değiştirir.
O yüzden burada “doğru” aramayacağım.
Sadece gerçek olanı bırakacağım.
O an ne kaldıysa.
Belki bir yazı sana hiçbir şey söylemez. Belki bir cümle günlerce içinde kalır. Hangisi olursa olsun, ikisi de yolun parçası.
Ve eğer bir gün bu yazılar kitap olursa,
bil ki o kitap burada yazılmadı.
Burada sadece, yürürken cebimden düşenler var..

Bunu paylaşabilir ve beğenebilirsin;









Merhaba..
Yolunuza yoldaş olmak ne keyifli. Menziliniz açık, kelimeler aşınız olsun. 🌿
“Anlatmadan anlatan, sessizce kalbe dokunan bir yazı.”